Ankara Şiirleri, Ankara ile İlgili Şiirler

Ankara Şiirleri, Ankara ile İlgili Şiirler

Ankara, Türkiye’nin başkenti olarak sadece siyasetin değil, aynı zamanda kültürün ve sanatın da merkezi olmuştur. Bu büyüleyici şehir, kendine özgü güzellikleri ve tarihi ile birçok şairin ilham kaynağı olmuştur. Ankara şiirleri, bu büyüleyici şehrin ruhunu ve güzelliklerini anlatan eserlerdir. Bu makalede, Ankara ile ilgili şiirlerin çeşitliliğini ve derinliğini keşfedeceğiz.

Ankara Şiirleri: Başkentin İlhamı

Başkent Ankara, her mevsimde farklı güzellikler sunan bir şehirdir. İlkbaharda rengarenk çiçeklerle süslenen parkları, yazın sıcaklığında serinleten göl ve nehirleri, sonbaharda sararan ağaçları ve kışın bembeyaz örtüsüyle her mevsimde büyüleyici bir manzaraya sahiptir. Şairler için değişen bu güzellikler, Ankara’yı anlatmak için ilham kaynağı olmuştur.

Ankara’nın Tarihi ve Doğal Güzellikleri

Ankara şiirlerinin birçoğu, şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini yücelten dizelerle doludur. Ankara Kalesi’nin ihtişamı, Atatürk Orman Çiftliği’nin huzuru ve Kuğulu Park’ın romantizmi gibi konular, şairlerin kelimelere dökmek istediği temalardır.

Örnek Bir Şiir:

| Şiir Başlığı | Şair: Ahmet Yılmaz |
| Ankara’nın Kaleleri |
|
| Ankara’nın kaleleri yüce, |
| Tarih kokar sokakları, |
| Anlatır geçmişi büyük, |
| Şairlerin kalbi burada çarpar. |
|
| Doğası, tarihi, her yanı eşsiz, |
| Ankara’nın güzelliği sonsuz, |
| Şairlerin ilham kaynağıdır, |
| İçlerinden biri olmak gurur verir. |

Ankara’nın Kültürel Zenginliği

Ankara, kültürel etkinliklerin ve sanatın da önemli bir merkezidir. Konserler, sergiler, tiyatro gösterileri ve festivaller şehirde sıkça düzenlenir. Bu etkinlikler, şairlere ve yazarlara ilham verir.

Örnek Bir Şiir:

| Şiir Başlığı | Şair: Ayşe Demir |
| Ankara’nın Sanatı |
|
| Ankara’nın gecesi ışıl ışıl, |
| Sanatın kalbi burada atar, |
| Konserlerin ve sergilerin coşkusu, |
| Şehri aydınlatır, büyüler insanı. |
|
| Kızılay’da bir tiyatro perdesi, |
| Sanatın büyüsüne sürükler herkesi, |
| Ankara, sanatın ve şiirin şehri, |
| Her anında bir eserdir, yaşanır. |

Ankara’nın İnsanları

Ankara’nın en büyük zenginliklerinden biri de insanlarıdır. Şehir, farklı kültürlerden gelen insanların buluşma noktasıdır. Bu çeşitlilik, şairlere farklı yaşam hikayeleri ve deneyimler sunar.

Örnek Bir Şiir:

| Şiir Başlığı | Şair: Mehmet Kara |
| Ankara’nın İnsanları |
|
| Ankara sokaklarında yürürken, |
| Farklı yüzlerle karşılaşırsın, |
| Her biri bir hikaye anlatır, |
| Ankara’nın insanlarıdır bunlar. |
|
| Göçten gelmiş, köylerden gelmiş, |
| Bir arada yaşarlar burada, |
| Ankara’nın kalbinde buluşurlar, |
| Şehrin zenginliği onlardadır. |

Ankara Şiirleri: Şehrin Ruhu

Ankara şiirleri, şehrin ruhunu yakalamak ve anlatmak için yazılır. Bu şiirler, başkentin tarihi, kültürel zenginlikleri ve insanlarının portresini çizer. Her dizede Ankara’nın derinlikleri hissedilir.

Ankara’nın Güzelliği

Ankara’nın doğal güzellikleri ve tarihi yapıları, şairler için birer ilham kaynağıdır. Bu bölümde Ankara’nın güzelliklerine odaklanacağız.

Örnek Bir Şiir:

| Şiir Başlığı | Şair: Deniz Yılmaz |
| Ankara’nın Mevsimleri |
|
| İlkbaharda çiçekler açar, |
| Ankara’nın parkları rengarenk, |
| Sonbaharda ağaçlar sararır, |
| Ankara’nın güzelliği sonsuz. |
|
| Karlar altında kış gelir, |
| Ankara beyaza bürünür, |
| Her mevsimde ayrı güzel, |
| Şairler için ilham dolu. |

 

Ankara’nın Kültürel Canlılığı

Ankara’nın kültürel etkinlikleri, şehirde yaşayanlar için büyük bir zenginliktir. Bu bölümde Ankara’nın sanat ve kültür sahnesine odaklanacağız.

Örnek Bir Şiir:

| Şiir Başlığı | Şair: Cemil Yılmaz |
| Ankara’nın Tiyatrosu |
|
| Sahnesinde tiyatro oyunları, |
| Ankara’nın gözdesi, sahnede hayat bulur, |
| Sanatseverler burada buluşur, |
| Ankara’nın kültürüne hayran olur. |
|
| Anıtkabir’in büyüsü, etkileyici, |
| Türküler çıkar sahnede, yankılanır, |
| Ankara’da sanat yaşar her daim, |
| Şairler için ilham kaynağıdır burası. |

 

Ankara ile ilgili Şiirler ( Ünlülerden ve Amatör )

 

Ankara Marşı

Ankara, Ankara, güzel Ankara,
Seni görmek ister her bahtı kara.
Senden yardım ister her düşen dara,
Yetersin onlara güzel Ankara.

Burcuna göz diken, dik başlar insin,
Türk gücü orada her zoru yensin,
Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin,
Varolsun toprağın, taşın Ankara.

Halil Bedii YÖNETKEN

Ankara

Kara günün şafağıdır.
Devrimlerin kaynağıdır.
Sevinç verir, gam dağıtır,

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Saltanatın battığı yer.
Atamızın yattığı yer.
Türk kalbinin attığı yer.

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Yeni yola ordan girdik;
Öz benliğe orda erdik.
Biz bu yere gönül verdik.

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Kurtuluşun eşiğidir.
Hepimizin ışığıdır.
Cumhuriyet beşiğidir.

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Ordadır en ünlümüz,
Yurdu bekler gece, gündüz,
Ondandır bu ak günümüz

Ankara yurt güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Ankara’yı yok bilmeyen,
Kuşlar gibi uçar tren,
Görmedinse bin, git hemen.

Ankara yurt güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Zeki TUNABOYLU

Ankaram

Nice uygarlıklar görmüştür başın,
Anlatayım,herkes duysun Ankaram.
Bugün özgürdür toprağın,taşın,
Kimse aç kalmasın doysun Ankaram.

Sırayla yaşanmış tarih izleri,
Malazgirt den aktı,doldu özleri,
Başkent oldu.mutlu etti bizleri,
Şehirler içinde beysin Ankaram.

Atamı bağrına basmıştı Dikmen,
Düşmanı yok etti,hücuma kalkman,
Kurtuluş aşkını kalplere ekmen,
Karanlık gecemde aysın Ankaram.

Cumhuriyetimiz sende kuruldu,
İşgale gelenden hesap soruldu,
Savaşlardan sonra meydan duruldu,
Hasmına gerilmiş yaysın Ankaram.

Seymenler oynar misket oyunu,
Çubuk,Kurtboğazı verir suyunu,
Merada otlatır,keçi,koyunu,
Dönere yoğurdu koysun Ankaram.

Metrosunda türkü söyler rayları,
Gelmiş,mesken tutmuş Türkün boyları,
Hacı Bayram Veli gibi huyları,
Hüseyin Gaziyi saysın Ankaram.

Görün gençlik,Güven,Kuğulu Parkı,
Çiçekler rengarenk doğanın farkı,
Buradan hızlanır devletin çarkı,
Haklının yanında oysun Ankaram.

Nehirler takın,barajlar küpen,
Nöbette ordumuz olmasın şüphen,
Nur içinde mabet,bak,Anıttepen,
Zorda sığındığım koysun Ankaram.

Otagara bakarsan boyunda gerdan,
Elmadağı kışın geçilmez kardan,
Kaplıcada şifa beklenir terden,
Kızakla kaymayan kaysın Ankaram.

Yuvanın kavunu,Güdülde kiraz,
Akşam Gölbaşında mehtap eder naz,
Aydos yaylasında doyumsuzdur haz,
Namını dünyaya yaysın Ankaram.

Uruş,Beypazarı hais balımsın,
Çeşit çeşit meyva dolu dalımsın,
Moganla içiçe köşküm,yalımsın,
İçimi ısıtan çaysın Ankaram.

Tiyatro,opera,seyret baleyi,
Müzelerden sonra gezin kaleyi,
Sakın unutmayın Ata Kuleyi,
Hipodrumda nazlı taysın Ankaram.

Bayrağım göklerde dinlerim ezan,
Rabbime duamdır Odurki yazan,
Aman Ankarama gelmesin hazan,
İsterse canıma kıysın Ankaram.

 

Yürüyorum Ankarada

Boynumda kaşkol
Elimde eldiven
Dışarda kar
Kuru ayaz
Gönlümde acı
Gönlümde neşe
Gönlümde sızı
Yürümek güzel ankarada

Cafeleri bol
Döneri meşhur
Görürsün kale’yi karşıda sur
Gönlümde keder
Gönlümde sevgi
Gönlümde ah, vah
Yürümek güzel ankarada

Duraklar kalabalık
Otobüsü bol
Bir taraf ankararay
Bir taraf metro
Merdivenleri say bitmez
Sevgide insana yetmez
Gönlümde acı
Gönlümde sancı
Gönlümde güzellikler
Yüzümde gülücükler
Yürümek güzel ankarada

Çankaya, kızılay
Işıl, ışıl parlıyor
Kuğulu park sakin, sessiz
Ankara kalabalık, var densiz
Gönlümde sevgi
Aklımda şiir
Nerde üstat, nerde pir
Gönlümde ah, vah
Yürümek güzel ankarada

Ulus, saman pazarı
İsmet paşa, bent deresi
Hacı bayram türbesi
Hisarı, kalesi
Gençlik parkı sıhhıyesi
Kuşbakışı bak anıttepe
Atatürk’ü gör içinde
Gönlümde sevgi
Gönlümde keder
Ankara dünyaya değer
Gönlümde ah, vah
Yürüyorum ankarada

Ankara

Ankara’da doğdu gün;
Öğün Türk oğlu öğün.
Tan yeridir Türklüğün,
Bahtı ak, taşı kara
Adı büyük Ankara.

Ordu kuruldu,
Düşman orda vuruldu.
Türk’e bir kale oldu.
Bahtı ak, taşı kara
Yurdun kalbi Ankara.

Harp meydanı orası
Başkomutan ovası
Bahtı ak, taşı kara
Can evimiz Ankara.

H.Ali YÜCEL

Karlı Bir Ankara Gecesi

el ayak çekilmiş sokaklardan
bütün gece kar yağıyor Ankara’nın kalbine
tatil yağıyor öğrencilere, öğretmenlere
ıssız parklar, çocuk bahçeleri
şimdi kar altındadır
rüzgarın soluğuyla şarkı söylüyor
dallarda ışıklar
bütün pencerelerde indirilmiş panjurlar
kapanmış perdeler

bu saatte bir ben ayaktayım
kar altındayım
kentimin ışıklı bulvarlarında
sessizce yürüyorum
düşlerin bahçesinde yitik cennetler arıyorum
sarhoş bir hülyanın kollarında
kar kokusunda
yürüyorum sessizce Ulus’tan Kızılay’a
Kızılay’dan 100.Yıl’a
yolda sayfalar dolusu
yazılmış, çizilmiş kalbim
kalbimin karşısında
hüzünlü ışıklarla öpüşüyor Hitit Heykeli
selamlayıp geçiyorum kentimin talihsiz simgesini

bir türlü ayrılamadım senden
güzel kentim Ankara
özgürlüğüm de sendedir, tutsaklığım da
senin zindanlarında açıldı kalbime yara
tüm acılara karşın yine de
seviyorum seni Ankara

bu gece bir ben ayaktayım
bir benim nöbette
saatlerdir inatla yürüyorum
özgürlüğün koynunda mutluluk arıyorum
sonunda evimin kapısındayım işte
kentimin şafağı gözlerime saplanıyor
yorgunluğun yüzünde ışıyor sabah
“elveda” diyorum, tükettiğim geceye
ve “merhaba” diyorum yeni güne
yeni bilmeceye

Ankara Üzerine

Esiyor başımda kavak yeli
Kızılayda kalabalık insan seli
Kimi leyla, kimi mecnun
Kimi akıllı, kimi deli
Kimi alim, kimi veli
Esiyor başımda kavak yeli

Dışarda kar yağıyor lapa, lapa
Yol var doğru
Yol var sapa
Serdar güzeli doğruyu görür
Yaşam sonu olan ömür

Esiyor başımda kavak yeli
Kızılayda kalabalık insan seli
Ankara sen ankarasın
Neler gördün, neler duydun
E söyle kardeş vatan için
Kaç taş üst üste koydun

Ankaram bakarım sana kıyamam
Ne badireler atlattın sen
Ne kişiler senin için giydi kefen
Yürüdü koçlar, öldü seğmen
Kalense taş gibi ayakta
Ankaram sancağın dalgalanıyor
Serdar sana baktı inan ağlıyor

Esiyor başımda kavak yeli
Kızılayda kalabalık insan seli
Kimi leyla, kimi mecnun
Kimi akıllı, kimi deli
Kimi alim, kimi veli
Esiyor başımda kavak yeli
Ankaram sen farklısın sen
Ankaram sen canımsın sen

Ankaradaki Kar Şiiri

Bir santimde olsa kar yağdı

Ankara beyazlara büründü

Oğlum emreye söz verdim

Kartopu oynayacaktık

Bir santimde olsa kar yağdı

Ankara beyazlara büründü

Oğlum emreye söz verdim

Kardan adam yapacaktık

Ne yazık hevesimiz, kursağımızda kaldı
Oğlum hayalimiz, bir başka güne kaldı

Sevgilim Ankara

Ankara’dayım…
Oturdum ortalıkta bir yere yine.
Sitem etmeyi özlemişim
“Türk, ÖĞÜN, Çalış, Güven yazanlara şu heykele…
En düzeli keşmekeş
En pahalı memuriyet ve de…
Ama benim Ankara’m
Vatandan sonra vatan
Ankara’m…
Marjinal bir monotonluk,
En sıra dışı tekdüzelikler
Ve en can alıcı güzellikler:
Öğrenciler…
Memurlar…
Bürokratik soğuklar…
Sevgilim Ankara;
Bitmeyecek sana susuzluğum
Sana açlığım,
Sana yorgunluğum
Ve sensizliğe boğukluğum…
Gri sendeki kadar güzel değil asla
Sendeki kadar kasım değil hiçbir ay
Ve sen kadar benim değil hiçbir şehir!
Hayatıma girişin çok güzeldi.
Belki daha güzeldi gidişin…
Ama hepsinden güzeli
Seninle kucağıma doğmasıydı güneşin…

ANKARA

Ey insan arşı yayla! Ey bozkır! Ey Ankara!
Seslen bana: Ben senden nasıl uzak yaşarım;
Bahtım, senin bağrından ayrıldığım an kara,
Ben sendeki gözlerden feyz alarak yaşarım.
“Halep ordaysa arşın burda.” dersen ne çıkar?
Sende al atım için meydan da cirit de var.
Başka yerin sahrası hız almaya bile dar!
Ben sende heyecanım şahlanarak yaşarım!
Koşarım bozkırlarda gem bilmeyen bu tayla,
Hislerim sürü sürü benim, bağrım da yayla.
Ana gibi, yar gibi kaynaştım Ankara’yla,
Alnım gökten yukarı, mermerden ak yaşarım.
Fatih’in gemileri nasıl kaydı karada?
Nasıl bir sızı vardır şerefli bir yarada?
Ben böyle imkânsızlık içinde Ankara’da,
Hayatımı sürerim, hislerimi yaşarım.
Gönlümü atsalar da dünyanın bir ucuna,
Düşer bir gülle gibi Ankara’nın burcuna,
Bilmem şahin sığar mı avuçların ucuna,
Ankara’da ben böyle çırpınarak yaşarım.

Behçet Kemal ÇAĞLAR

Ankara

Kara günün şafağıdır.
Devrimlerin kaynağıdır.
Sevinç verir, gam dağıtır,

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Saltanatın battığı yer.
Atamızın yattığı yer.
Türk kalbinin attığı yer.

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Yeni yola ordan girdik;
Öz benliğe orda erdik.
Biz bu yere gönül verdik.

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Kurtuluşun eşiğidir.
Hepimizin ışığıdır.
Cumhuriyet beşiğidir.

Yurdumuzun güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Ordadır en ünlümüz,
Yurdu bekler gece, gündüz,
Ondandır bu ak günümüz

Ankara yurt güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Ankara’yı yok bilmeyen,
Kuşlar gibi uçar tren,
Görmedinse bin, git hemen.

Ankara yurt güneşidir,
İçimizin Ateşidir.

Zeki TUNABOYLU

 

Ankara

Ankara’ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar…
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar…
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
ama tanrım neyi?)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler
bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililîğî!)
soyut bir sevdaya
beşik kertilmiş olan
dağda çoban,
şehirde şark çıbanı sayılan,
fırat’ın büyük elleri
ararat’ın kız yelleri
cilo’nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okun
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
anadolu çocukları, ankara’ ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar
(belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez insana
ankara’da,
yoksa bugün bir hayat
yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra.
Kimse keman çalmaz belki
Belki bu fiim hiçbir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat Urfa’da hatta
Ama hiçbirinde
o kadar aç oturrnadım sofraya
ankara’ya
öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı bir soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
öyle deme
Ankara’yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara’yı sevdiğini anlamadan
ankara’da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların
adlarını vermediler ama biz her duvara
bilvesile onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda.
ankara’ya öyle yakışırdı ki kar.
asfaltlar ışıldar…
bir günden bir sürü gün yapan
mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
rakıyı bol sulu içen
dokunmasın için deği!
çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
hep kağıtlara bakarak,
hep kağıtlardan bakarak
hem neşet ertaş’ ı hem bülent ersoy’ u
aynı anda sevmeyi başararak,
karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
çok beğenmeyerek ama
yine de bu tasarrufunu takdir ederek
boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
yürüyen…
memurlar…….
ankara’ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar…
biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi
dükkanının -ki bütün plan kar altında
tuzsuz ay çekirdeği çitileyip
yanı sıra bafra içmektir-
kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan,
kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
-yani sistem kendi verdiği kimliği
zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen ama
pek çoğu kavgadan nefret eden
kavgacı esmer cesur korkak
çoğu kürt çoğu türk çocuklardık…
ankara’ya öyle yakışırdı ki kar….
ha sonra belki ahmed arifin aklına
hiçbir şairin aklına gelmeyecek
-çünkü hiçkimse bir daha ankara’ yı
O’nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar
hasretim,nazlıdır ankara…..
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.
ankara’ya öyle yakışırdı ki kar…
asfaltlar ışıldar…
yalanlar…
şimdi ve sonra ne zaman ankara’ya kar yağsa
elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.

Yılmaz ERDOĞAN

 

Sonuç

Ankara şiirleri, başkentin güzelliklerini, kültürel zenginliklerini ve insanlarını anlatan özel eserlerdir. Şehrin tarihi ve doğal güzellikleri, kültürel canlılığı ve çeşitliliği, Ankara şiirlerinin ilham kaynağıdır. Bu şiirler, şehrin ruhunu ve büyüsünü yansıtır ve her okuyucuyu Ankara’nın büyüleyici dünyasına davet eder.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  1. Ankara şiirleri neden bu kadar popüler?
    • Ankara’nın tarihi ve doğal güzellikleri, kültürel etkinlikleri ve insanlarının çeşitliliği, şairler için sonsuz ilham kaynağıdır.
  2. Ankara’da en çok hangi temalar işlenir şiirlerde?
    • Ankara şiirlerinde genellikle şehrin doğal güzellikleri, tarihi yapıları, kültürel etkinlikleri ve insanlarının portresi işlenir.
  3. Ankara şiirleri hangi dönemlerde öne çıkmıştır?
    • Ankara şiirleri özellikle Cumhuriyet dönemi ve sonrasında önemli bir yer edinmiştir.
  4. Ankara’nın kültürel canlılığı şiirlere nasıl yansır?
    • Ankara’nın tiyatro, konserler, sergiler ve festivaller gibi etkinlikleri, şairlerin eserlerinde sıkça temas konusu olur.
  5. Ankara şiirleri, şehre olan sevgiyi nasıl ifade eder?
    • Ankara şiirleri, şairlerin şehre duyduğu sevgiyi ve bağlılığı yansıtan duygusal ve derin eserlerdir.

Ankara şiirleri, şehrin büyüsünü ve çeşitliliğini yansıtan özel eserlerdir. Bu şiirler, okuyucuları başkentin güzelliklerine ve kültürel zenginliklerine davet eder ve Ankara’nın benzersizliğini anlatır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Linkler  :  Şehirler Arası Nakliyat - Beylikdüzü psikolog -  Psikolog randevu -  Furkan Danacı - Teknoloji Haberleri - Yaşam haberleri - Super clone watchGüvenilir takipçi satın alma - instagram takipçi satın al - tiktok takipçi satın alsmm panel -  instagram takipçi satın al - tanıtım yazısı - vp satın algüvenilir takipçi satın almahaber yazılımıSohbet odaları  - İstanbul masöz