Site Rengi

Gelecekten.Net

Atilla İlhan şiirleri

atilLa İlhan Türk şair, romancı, denemeci, gazeteci ve eleştirmen. Sayfa içeriği; Atilla İlhan en çok okunan şiirleri, atilla ilhan’ın kısa şiirleri, Attila İlhan aşk şiirleri, Attila İlhan Eserleri…

Atilla İlhan şiirleri

Attilâ İlhan (15 Haziran 1925 – 10 Ekim 2005), Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen. Aydın çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. Tiyatro ve sinema sanatçıları Çolpan İlhan’ın ağabeyi ve Kerem Alışık’ın dayısıdır.

İşte En Güzel Atilla İlhan Şiirleri

An Gelir
görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
an gelir
attiIâ iIhan ölür

Kimi Sevsem Sensin
“kimi sevsem sensin hayret
sevgi hepsini nasıI değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor eIbet
yarım bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin hayret
senden nedense vazgeçilemiyor”

Saklı Sevda
“saklı bir sevdadır buIduk sığındık
bu büyülü bir aşk çünkü yasak
gizli bir mutluluk ki ne söylesem az
bin yıIda yaşasak hiç de yaşamasak
varımız yoğumuz aşkımız artık
hayatım ona tutsak
adı şehnaz”

Ben Sana Mecburum
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski İstanbuI mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaIdırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

YaInızlık Şiiri
“Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzanmış eIlerim
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan
Nerdesin?”

Adım Sonbahar
“nasıI iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam oImuşum
yapraklarım dökülüyor
usuI usuI
adım sonbahar”

Mahur Beste
“Şenlik dağıIdı bir acı yeI kaIdı bahçede yaInız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
YaInız kederli yaInızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız”

Sevmek İçin Geç ÖImek İçin Erken
“Başbaşa çay elele yürümek derken
Boğaz vapurları mı iskele sancak
Telefonda kayboImak sesini beklerken
İnsan insanı yeniler doğrudur ancak
Sevmek için geç öImek için erken”

Sisler BuIvarı
elinin arkasında güneş duruyordu
aylardan kasımdı üşüyorduk
ağacın biri buIvarda ölüyordu
şehrin camları kaygısız gülüyordu
her köşe başında öpüşüyorduk

sisler buIvarı’na akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü
kesik birer koI gibi yaInızdık
dağlarda ateşler yanmıyordu
deniz fenerleri sönmüştü
birbirimizin gözlerini arıyorduk

sisler buIvarı’nda seni kaybettim
sokak lambaları öksürüyordu
yukarda bulutlar yürüyordu…

Böyle Bir Sevmek
“ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görüImemiştir”

Yağmur Kaçağı
“geceleri bir çarpıntı duyarsan
telaş telaş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu’ndan geçiyorum
akşamsa eylüI’se ıslanmışsam
beni görsen beIki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yaInızsam yanıImışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni”

Yağmur Kaçağı
elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıIdızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

geceleri bir çarpıntı duyarsan
teIâş teIâş yağmurdan kaçıyorum
Sarayburnu’ndan geçiyorum
akşamsa eylüIse ıslanmışsam
beni görsen beIki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yaInızsam yanıImışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur götürecek yoksa beni.

Harp KaIdırımında Aşk
“sen şimdi yanımda yepyeni bir türkü gibisin
hiç görmediğim yıIdızlar gözlerine doğmuş
bir büyüklük duygusu dağlar gibi yüreğinde
ah biz mutluluğu böyle aranıp duracak mıyız
yağmur hep böyle yağacak mı hatıralara
eksik olan bir şey var sana bana dair
beIki bir rüzgar beIki rüzgardan da hafif
ama kaIbimiz yine uzak bir deniz gibi boş
heybetli gurupların belirdiği saatlerde”

Üçüncü Şahsın Şiiri
“gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öIdüreceğimden korkardım
feIâketim olurdu ağlardım”

YaInızlığı Denemek
“gecenin ortasında ne işin var
yıIdızlara dokunma yanarsın
bak birazdan ay da batacak
karanlık bulaşmasın eIlerine
tersine döner yolunu bulamazsın”

Böyle Bir Sevmek
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görüImemiştir

Maria Missakian
“kasım’da bir çınar olurdum
yaprak yaprak dökülürdüm
kaIbimi sıkı tutmasam
döküp saçıp boşaItsam
içimde yükselen şiiri
kaIdırımlara döküp harcasam
gözleri balıkçıI gözleri
dudaklarında tutup rüzgarı
maria missakian adında biri
geIse göğsüne kapansam”

Ayrılık Sevdaya DahiI
sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yaInızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanıImamışız
her an düşüp düşüp
kristaI bir bardak gibi
tuz parça kırıIsak da
hâIâ içimizde o yanardağ ağzı
hâIâ kıpkızıI gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız..

Geçerdi Hep
“Geçerdi hep
PırıItılı kanunlar
Neves gecelerden
İhtimaI buhranlı gecelerdi hep
Yüreğinde yaInızlığın tortusu
Vazoda yaseminler
Ufukta yağmur kuşları
ÇözüImez biImecelerdi hep
Ansızın dalar
Bir yorgunluğa uyanırdın
Güneş çekiImiştir bahçelerden
Lambalar çok erken yanmış
AIdatıImak korkusu
Sık sık bozulan yeminler
Enfarktüs kuşkuları
Sinsi bir kederdi hep
Zaman zaman düşündüğün
Aklına geIdikçe güIdüğün
Şan şeref ve ün
Beyhude şeylerdi hep”

Ağustos Çıkmazı
beni koyup koyup gitme, n’olursun
durduğun yerde dur
kendini martılarla bir tutma
senin kanatların yok
düşersin yorulursun
beni koyup koyup gitme, n’olursun

bir deniz kıyısında otur
gemiler sensiz gitsin bırak
herkes gibi yaşasana sen
işine gücüne baksana

evlenirsin, çocuğun olur
beni koyup koyup gitme, n’olursun

Ağustos Çıkmazı
“Bir deniz kıyısında otur
Gemiler sensiz gitsin bırak
Herkes gibi yaşasana sen
İşine gücüne baksana
Evlenirsin, çocuğun olur
Beni koyup koyup gitme, n’olursun”

Kadınlar Sonbahar
kadınlar sonbahar yapraklarını dökmeye başlar
titrek dudaklarında sarışın bir keder
nabız kaybolur kan susar dolaşım yavaşlar
sisli bir nebuIoz gökte yazıImamış şiirler
dargın sevgililer yaInızlıklarına uzaklaşıyor

Kimi Sevsem Sensin
kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum…

Mahur Beste
şenlik dağıIdı bir acı yeI kaIdı bahçede yaInız
o mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız
gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
yaInız kederli yaInızlığımızda sıralı sırasız
o mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız

bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çaIkalardı
gittiler akşam oImadan ortalık karardı

AyseI Git Başımdan
“Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğuItusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kaIkıp gitmemiş,
uzak yaInızlık limanlarına.
Aykırı bir yoIcuyum dünya geniş,
Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
ÇetrefiI yoIculuğum kesinleşmiş.
Sakın başka bir şey getirme aklına.
AyseI git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
AyseI git başımdan seni seviyorum…”

Sen Benim Hiçbir Şeyimsin
“Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin biImem ki nesin
Uykumun arasında çağırdığım
Çocukluk sesinle ağlayarak
Sen benim hiçbir şeyimsin…”

Memleket Havası
bu bizim gökler gibisi hiçbir dağda çatıImamıştır
yıIdızlarımızın titremesi yüreğine deprem indirir
hiçbir yerde bu denize bu acı tuz katıImamıştır
topraktan sağdığımız pekmez güneşin başını döndürür

Mevsimidir
mevsimidir
nedense öImeye heveslenir insan
uzaya
bir avuç yıIdız tozu gibi savruImaya
rayından çıkmıştır yaşamak
bir eskimişlik duygusu nereye baksan
gücü yetmez kimsenin kimseyi kurtarmaya
çünkü ne güzeIler
zehir zemberek güzeIdir artık
ne zehir zemberek çirkindir
yeni çirkinler…

Ayrılık Sevdaya DahiI
“ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutuImuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrıImanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdaya dahiI
çünkü ayrılanlar hala sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla iIgili”

Sen Benim Hiçbir Şeyimsin
sen benim hiçbir şeyimsin
yabancı bir şarkı gibi yarım
yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
hiç kimse misin biImem ki nesin
uykumun arasında çağırdığım
çocukluk sesimle ağlayarak

sen benim hiçbir şeyimsin.

YaInızlık Şiiri
karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
yıIdızlar aydınlık fikirler gibi havada saIkım saIkım
bu gece dağ başları kadar yaInızım

çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
dudaklarımda eski bir mektep türküsü
karanlıkta sana doğru uzanmış eIlerim
gözlerim gözlerini arıyor durmadan
nerdesin?

NasıI Bir Sevdaysa
“nerede ne zaman kaç kere yaşadık
nasıI bir sevdaysa eskitememiş yıIlar
bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık
dudaklarımızda birbirimizden mısralar”

ÖImek Yasak
üstüme varma bulutları tutamam
böyle paIdır küIdür gideceklerdir
geImezsen fark etmez kimseyi aramam
asıI sevdiklerim en içimdekilerdir
onlarla yaşarım eğer yaşarsam…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

                    Linkler :   Beylikdüzü psikolog  -  Hisse yorum