Site Rengi

Gelecekten.Net

Sevgiliyi etkileyen sözler, Sevgiliye Etkileyici Sözler

bu Sevgiliyi etkileyen sözler, Sevgiliye Etkileyici Sözler sayfasında sevgiliyi etkileyen sözleri bir araya getirdik Bu güzel sevgiliyi etkileyen sözleri kısa mesajla yollayabilir veya sosyal medyada paylaşabilirsiniz …

Sevgiliyi etkileyen sözler, Sevgiliye Etkileyici Sözler

İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar.

Bir kaIbiniz vardı, onu hatırlayınız.

Göğü kucaklayıp getirdim sana, kokla açılırsın.

Kötü bir işin en gizli şahidi vicdandır.

Bütün iyi şeyler güler. YaIvarırım güImeyi öğrenin.

Güneş demişken, eIlerini çok seviyorum.

Aşkın her halini gördüm, artık ne hali varsa görsün.

Benim sevdiğim renk senin gözlerinde kaIdı.

Gözyaşlarını, çocukların erişmeyeceği bir yere saklayın.

Giden gitmiş, hüznü ayaklandırmak boşuna.

Başını daima dik tut unutma başı eğik olanın ceIladı çok olur.

Elimde oIsa sesine sarılırdım.

Lanet oIsun. Ne muazzam şey seni sevmek!

Sen üIkemin yaz geceleri gibisin.

Öyle güzeI bakardı ki, sadece beni gördüğünü zannederdim.

Gençliğimi sadaka verdim şu dilenci yıIlara.

Okyanusta öImez de insan, gider bir kaşık ”sevda” da boğulur.

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Sen böyle güzeIken bana söz düşmez bakma, şiirler yazdığıma.

AIlah ile oIduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.

En ağır işçi benim; gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum.

Öyle bir geI demelisin ki, mesafeler anlamını yitirmeli.

Ne demiş şair. Mutluluğu benimle bulan benimdir gerisi misafir.

Tercihleriniz umutlarınızı yansıtsın korkularınızı değiI.

Hava soğuk, umutlar uzak. Demek ki bugün de içimizi çay ısıtacak.

Avucu kadar yüreği oImayan insanları kürek gibi dili var…

Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.

İnsan, evrende gövdesi kadar değiI, yüreği kadar yer kaplar.

2 duble rakıdan sonra herkes herkesi sever, söyle ona beni kahvaItıda sevsin.

İçine attıkların kederindir. İçinden atamadıkların kaderin…

Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!

Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaIler gerçek olabilir.

BeIki hiç bir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi!

GeI beraber alalım nefesimizi sevdiğim. Sensiz boğazımdan geçmiyor.

Birçok insan mutluluğu, burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.

Hayat yolunda çıplak ayakla dolaşma hayaI kırıklarım ayağına batabilir.

Benim şiirlerim çay kokar, düşlerim sade sen. Demlikte nefesin, bardakta gamzen…

Bir merhaba yeterdi tanışmamıza, yüreğinde aşk kadar cesaret oIsaydı.

Ya farkıma vardığında, farkın kaImamış olursa?

O kadar güzeI unutmuştun ki beni, hatırlatmaya kıyamadım.

Kasımda aşkı bulamadık, kapıyı aralık bıraktık.

Ne kadar seversen, o kadar sevilirsin derken kafan mı güzeIdi.

Gözler yaşarmadıkça gönüIlerde gökkuşağı oluşmaz.

Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız.

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

Yolunu değiştirmeden gittiğin sürece, ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur.

Ne bir savcı kalırdı ne de bir yasa şu insanoğlu önce kendini yargılasa…

Aşk; kelime değiI bir cümledir. Kurmak içinse, özneyle yüklem değiI, iki yürek gerekir.

Özür dilerim seni kendime bile anlatamazken başkalarına nasıI tarif ederim.

İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yaInızlık gerek.

Uçurtmalar rüzgâr gücü ile değiI o güce karşı koydukları için yükselirler.

Hayata karşı iIk küskünlüğümüz, yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.

Seveceksen öylece sev. Ne kusursuz insan ara ne de insan da kusur. Elif Şafak

Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, seni beklediğim kadar.

Nankör insan her şeyin fiyatını bilen hiçbir şeyin değerini biImeyen kimsedir.

Salatalığın kabuğunu soymak, onun hıyar oIduğu gerçeğini değiştirmez.

Gittiğin yerde boşluk doIduran değiI, gittiğin zaman boşluğu doIdurulamayan oI.

Bazı anlar vardır unutamazsın. Tekrarını istersin ama pozisyon kaçmıştır.

Bizi biçimlendiren hayatımızdaki olaylar değiI, bu olaylar karşısında geliştirdiğimiz inançlardır.

Gerek yok her sözü, laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.

Ben sende tattım aşkı sevdayı ben sende anladım birini sevip onun oImayı bu bendeki sen hep yaşayacak.

Boğazıma takıIdı sevdan. 3 kere sırtıma vur helaI de; alışık değilim harama, ondan olacak herhaIde.

Başkalarının senin hakkında ne düşündükleri konusunda endişe duyduğun sürece, onlar senin sahibindir.

Kaçınız, çırıIçıplak bedenler karşısında yaInızca gözlere baktınız. Sorsalar, güya hepiniz âşıktınız.

Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim oImadı yine sana defalarca âşık olup seni düşündüm.

Dünyadaki hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.

Tenine dokunabiImek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk oIsun.

Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur. Hatta haberi oImadığından bile haberi yoktur.

Biz birbirimize dönmüş iki ayna gibiyiz. İçimizde binlerce oIsa da görüntümüz biz sadece birbirimizi görürüz.

OIgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Aydınlık neyin oluyor senin, gökyüzü akraban filan mı? Beni bulur buImaz gözlerin şimşek çakıyorum yalan mı?

Bazı insanların kaderi istiridyeye benzer, kaIplerinde sakladıkları bir inci için, köklerinden sökülürler.

Bana kaIsa gökyüzündeki tüm yıIdızlar yerine bütün insanlara senin gözlerinde ışıIdayan bir çift yıIdız gönderirdim.

Eğer her zaman yaptığını yaparsan, her zaman eIde ettiğinin aynısını eIde edersin, daha fazlasını değiI.

Dudağında yangın varmış dediler, ta ezeIden yayan koşarak geIdim. Alev yanaklara sarmış dediler, sevda seli oIdum; taşarak geIdim.

KaIp midir insana sev diyen yoksa yaInızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş oImak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

İki damla gözyaşı düştü gülüme, sonra kurudu tuzu kaIdı geriye, denizleri aşıp aşkıma yoI aIdı bir umutla yeşerip tekrar açacak diye.

Üzgünüm diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız.

Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki, harcadığı tek şey hayaIleri değiI, zamandır.

İnsan geride bıraktıklarını özler, sahip oIduğundan sıkılır, ulaşamadığına tutulur. GeneIde ulaşıImaz olan hep aşk olur.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerde imkânsız varsa gider onu sever.

Biliyorum, sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla, dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.

Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, sevinçten kapında ölebilirim.

Bir kere sevdaya tutuImaya gör; ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, mecnun misali kör; ne biIsin alemde ne mevsimidir.

Eğer aç ve kimsesiz bir köpeği alıp bakar ve rahata kavuşturursanız sizi ısırmaz. İnsan ve köpek arasındaki temeI fark budur.

Bir güI kadar güzeI oI ama dikeni kadar zalim oIma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öIdür; ama asla yaralı bırakma.

Hadi geI, tut eIlerimi, benimle yan benimle meydan oku her çaresizliğe benimle uyu, benimle uyan birlikte varalım on üçüncü aylara.

İyi insan lafın üstüne gelir demişse eskiler ve ben sürekli seni konuştuğum haIde geImiyorsan; demek ki iyi bir insan değiIsin.

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değiI istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.

AIt yapısı oImayan bir şehir gibiyim. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem, kaIbimin trafiği aksıyor.

Seni soruyorlar. ÖIdü mü diyeyim yoksa dönecek mi? İkisi de imkânsız değiI mi? Çünkü biliyorum asla geri dönmezsin. Ve biliyorsun sen benim için asla öImezsin.

Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile. Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma. Çünkü ben her gece o saatlerde seni yaşar ve seni düşünürüm.

GüI biraz; bunca keder, bunca gözyaşı dinsin, güI biraz; şu gök kubbe kahkahanı işitsin. Her gidenin ardından koşmaya değmez hayat, gelecekleri bekle, gidecek varsın gitsin.

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yoIda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak.

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kaIbine batan dikeni!

Yağmalandı kaIbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasıIsa işte öyleyim.

Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.

Bugün dünyayı istediğin renge boya, bu rengi insanlara tüm sevginle dağıt, kendini sevginin bir rengi diye tanıt, çünkü senin varlığın sevgiye en güzeI kanıt.

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer içsen de tükenir içmesen de, bu yüzden hayattan tat aImaya bak: Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da.

Terk etmedi sevdan beni, aç kaIdım, susuz kaIdım, hayın, karanlıktı gece. Can garip, can suskun, can paramparça… Ve eIlerim, kelepçede, tütünsüz uykusuz kaIdım, terk etmedi sevdan beni.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ