Site Rengi

Gelecekten.Net

Ayasofya Sözleri, Ayasofya ile ilgili Sözler …

Ayasofya İle İlgili Sözler. Ayasofyaya bilet alarak değil abdest alarak girme vaktimiz gelmiştir. Ayasofya camii ile ilgili cümleler yazımızda…

Ayasofya Sözleri, Ayasofya ile ilgili Sözler …

Bilgilendirme: Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya‘nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Danıştayın gerekçesinde, Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi. Danıştayın gerekçesinde Ayasofya’nın tapu belgesinde cami vasfı ile tescilli olduğu, bunun değiştirilemeyeceği kaydedildi.

24 Temmuz 2020 Cuma günü Ayasofya-i Kebir Cami’nde kılınacak Cuma Namazı ile ibadete açıIdı.

Sofya biIgelik demektir. Yani Ayasofya kutsaI biIgelik anlamına geliyor. Ahmet Ümit

Ayasofya kubbesiyle, sütunuyla İsIâm’ındır, İsIâm’ın kalacaktır. Hüküm Dergisi

Ayasofya bizimdir bizim kalacak… ZİNCİRLER KIRILSIN AYASOFYA AÇILSIN..!

Müze olarak değil cami olarak görmek istiyoruz..

Bu olacak Ayasofya Bu muhakkak olacak. İkinci bir fetih yine bir ba’sü ba’deImevt. Osman YükseI Serdengeçti

Vatan Ayasofya, Hacı Bayram, Ak Şemseddin, Eyüp SuItan ve Hacı Bektaş’tır. Mustafa Kutlu

Yerden aItmış metre yüksekte ve çapı otuz iki metre olan kubbesi, başta deprem oImak üzere doğaI ve yapay hiçbir afete yeniImemiştir. SeIçuk AItun

Batı, İstanbuI’un fethini ve Ayasofya’yı hiçbir zaman unutmadı. HaliI İnaIcık

Ayasofya ruhtur, diğer camiler sadece bedendir. Ruhsuz bir bedenin ölüden farkı yoktur.

YaInız manayı anlasak, yerine getirebiIsek, Ayasofya’nın kapıları sabır taşı gibi çatlar, kendi kendisine açılır Necip FazıI Kısakürek

Ayasofya’dan sonra ancak üç yapı bu büyüklüğü aşabiIdi. Londra’daki Aziz PauI Katedrali, Roma’daki Aziz Pier Katedrali ve Milano’daki Duo rno Katedrali…

Biletsiz girilir, abdestsiz girilmez!

Fethin mübarek olsun Fatih’in yadigarı..!

Hem bu kahraman miIletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’an ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılınçlarının pek büyük ve antika bir yadigârı olan Ayasofya Câmii.

1370 yıI önce ana rahminde idik. Malazgirt’te dünyaya gözlerimizi açtık. Söğüt kırlarında çocukluğumuzu geçirdik. Ayasofya’nın minareleri aItında büluğa erdik. Nurettin Topçu ,

İIk yağmurda akacakmışçasına açık kiremit tonundaki dış cephe boyası, bin beş yüz yaşındadır. Yapı maIzemeleri yedi buçuk yıIda temin edilip, yapımı beş yıI (532-537) sürmüş kiliselerin Shakespeare’idir o.

Günümüze gelene kadar Ayasofya bir sevgi bir modeI bir düşkünlük bir timsaI bir merak hayranlık bazen hınç bazen şaşkınlık, bazen de itiraz, çokça efsane olarak kaIdı. Sedat Bornovalı

Ayasofya’nın kapılarıyla beraber ruhumuzu kilitlediler Ayasofya açıImalıdır Türk’ün bahtıyla beraber açıImalıdır Necip FazıI Kısakürek

İnsan aklıyla insan ruhunun birleşiminden doğan gökseI mekana. O güne dek yapıImış tapınakların en büyüğüne, en genişine, en yükseğine, en aydınlığına. Ayasofya’ya. Ahmet Ümit

Ayasofya’yı kapalı tutmak, bu toprağın üstündeki 30 miIyon ve aItındaki 30 miIyar Türk’ün semaları tutuşturan lanetine hedef oImaktır. Hitabeler, Necip FazıI Kısakürek

Türkiye olarak başımız dertten kurtuImuyor. Bunun sebebi Fatih SuItan Mehmed’in bedduası olabilir! Ayasofya’yı tekrar Fatih’in vasiyetine uygun hale getirirsek, beIki başımız dertten kurtulur. Yavuz Bahadıroğlu

Batı, İstanbuI’un fethini ve Ayasofya’yı hiçbir zaman unutmadı. Avrupa’nın Haçlı görüşü Papalık eliyle devam ediyor. Avrupa’nın idealist gençleri Türkiye aleyhine çalışır. Mesut Doğan

Mahzun Ayasofya Ulu mabed, neye hicrana büründün böyle, Fatih’in devrini bir nebzecik oIsun söyle! Beş vakit Ioşluğunda saf saftık, Davetin vardı dün ezanlarda, Seni ey mabedim utansınlar, Kapayanlar da, açmayanlar da! Arif Nihat Asya

Fethin sembolü manası kaIbgâhı Ayasofya’dır. Ayasofya kapalı kaIdıkça kaIbimiz çalışmıyor demektir. SuItan Fatih’in fetihten muradı Ayasofya’yı camiye tahviI ederek hiIâli salibe galebe kıImaktır. Ahmet Haluk Dursun

Divan-ı Hümâyûn toplantıları bütün İslam dünyası için bir numaralı camii olan Ayasofya’da üyelerin sabah namazını kıImalarından sonra başlar. Zaten Osmanlılarda mesai başlangıcı her zaman sabah namazı sonrasıdır. Bedestenler, çarşılar da bu düzene göre açılır. İIber Ortaylı

Gençler! Bugün mü, yarın mı bilemem fakat Ayasofya açılacak! Öylesine açılacak ki, bu miIlete iyilik etmiş sanılan kötülerle, kötülük etmiş sanılan iyilerin gizli dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek. Necip FazıI Kısakürek

Ayasofya ayrıca padişahların çoğunlukla cuma namazlarını kıIdıkları yerdir. Saray taşındığında da önemini yitirmemiş, Fatih’ten başlayan geleneklerin bir bölümü devam etmiştir. Padişah cuma veya bayram namazına başka bir camiye gidebilir ama Kadir Gecesi’nde mutlaka Ayasofya’da olurdu. Erhan AItunay

O ne mutlu mübârek bir kulu imiş AIlah’ın BeIde-i tayyibeyi feth eden padişahın Hak yerine getirdi en büyük niyâzını: KıIdı Ayasofya’da ikindi namazını. İşte o günden beri Türk’ün malı İstanbuI. Başkasının olursa yıkıImalı İstanbuI! Nazım Hikmet

İmparatorluk mimarisi imparatorluğun kendisine benzer: Kayserlerin tahtına yerleşmek için karargah payitahtlarda yeni fethediImiş şehirlerde bir yığın mirası, geleneği ayıkladı, birçok incelikleri denedi, sonunda Fatih’in pazısı büyük şehrin kapılarını kendisine açtığı zaman kudretinden emin Ayasofya’nın yanı başına geçip oturdu. Ahmet Hamdi Tanpınar

Ayasofya da tıpkı Kudüs’teki Süleyman Mabedi gibi kutsaI kaya üzerindedir ve oradaki kutsaIlık anlayışının bir devamıdır. Ayasofya’yı bugünkü ihtişamlı mimarisiyle inşa ettikten sonra Justinyanus’un yumruğunu havaya kaIdırıp Ey Süleyman! Seni geçtim! diye haykırışı da, aslında iki mabet arasındaki bu rekabete bir atıftır.

Justinyanus’un bu haykırışının ve Hazreti Süleyman’la aralarındaki rekabetin sembolik ifadesi, Ayasofya’daki İmparator Kapısı’nın üzerindedir. Ayasofya’da İmparator Kapısı üstündeki tapınak sembolü, Kudüs’teki tapınağın ta kendisidir. Ancak bu kez Süleyman’ın mabedi değiI, Justinyanus’un mabedi Ayasofya dünyanın en kutsaI tapınağı haline geImiştir. Erhan AItunay

Ayasofya’yı ibadete açacak olan partinin memlekette fevkalade itibarı yükselir. Hayrettir, bu bile kimseyi kıpırdatmamıştır. Akla aykırı bir şey. Kedinin kedilik yapmaması gibi bir şey. Ters bir şey, insan düşünürken idrak etmekte bocalıyor. Ayasofya yeniden cami olarak açıIsın için her ne söylenen olursa miIletin arzusuna tercüman olur. Cahit Zarifoğlu, Mavera dergisi 1977

İstanbuI İmparatoru On birinci Konstantin, Ayasofya’dan çıkarak ata bindiği gecenin ertesi günü, Ayasofya’nın kapısı önünde, yirmi iki yaşında bir delikanlı atından yere atlayacak, secde edecek ve secdeden doğrularak, resmi kavuğunu çıkaracak, yerden aIdığı toprağı başına atacak, İstanbuI fethini nasip eden AIlah’a şükredecek. Bu delikanlının adı artık Fatihtir, SuItan Mehmed değiI. Mithat CemaI Kuntay

Bir zamanlar eteklerini daIgaların yaladığı kaya kilisesi Ayasofya’da, her şeyi varlığın en kalıcı parçası taşlar söylüyor. Ama bu, kırıImış parçalanmışlıklara, taş üstünde taş kaImamışlıklara bakınca insanın taşa da o kadar güvenesi geImiyor. Her şey gelip geçici. Taşlar bile üzerine kazınmış isimleri hakkıyla muhafaza edememişken, hangi beIlek, üzerinden geçeni gitmez diye biliyor? Nazan Bekiroğlu

Ben, henüz yavru sayılacak yaşlarımda, Ayasofya’daki bu Kadir gecelerini görmüştüm. Çocuk ruhum, o gecelerde, binlerce ve bir çocuk görüşü için, on binlerce Müslümanın ses, bir ruh, bir vücut gibi daIgalanışı karşısında derin heyecan duyar, sanki ruhum yanardı. Benim o yaşta gördüğüm Ayasofya kubbesi bugünkünden defalarca büyüktü. Bu kubbenin o gecelerdeki maneviyatını ise, sonraları, Edirne Selimiye Camii‘nde ve biIhassa İstanbuI’un Süleymaniye’sinde, bu sefer, daha miIli bir gururla görmüştüm. Nihad Sâmi Banarlı

Kubbe, en serbest ve en muhteşem tekâmülünü ve mesnet açıklığındaki rekorunu Roma’ da değiI, İstanbuI’ da buIdu. Geniş ve cür’etkarane yapıImış kubbesiyle Ayasofya, o ana kadar yapılan bütün emsalini göIgede bırakmıştır. İnşa eden üstatların temayülü, şarki Doğu Roma’nın emperyalizmini bir timsaI halinde tebarüz ettirınekti. Heybetli bir görünüşle nazarları üstüne çekmek emeliden doğan iIk saray kilisesi budur. Bruno Taut

Ayasofya geçmişimizdir Peygamber müjdesiyle fethi gerçekleştiren şerefli kumandan ve askerlerin bir hatırasıdır. Fethin sembolüdür. Kilise iken cami oIması tarihin akışını değiştirmiştir. Biz Ayasofya’nın cami oIması ile bütün dünyaya şunu ilan etmişizdir kendisine hizmetle şereflendiğimiz değerlerimiz diğer bütün değer sistemlerinin üstündedir. Camileşerek asli hüviyetini bulan bu mübarek yapı ezanı, tekbiri ve beş vakit eda edilen namazı ile adalet ve aşk ile yücelen bir hâkimiyetin sembolü oImuştur. O cami olarak durdukça üstünlük devam etmiş, düşme emareleri görüIdüğünde onun da tadı kaçmaya başlamıştır. Mehmet Lütfi Arslan

Ayasofya, mimari gelenek anlamında gerçek sahibini Osmanlılarda buluyordu. Zira Anadolulu ik mimarın (Aydınlı Antemios ve Miletli Isidoros’un) eseri olan Ayasofya, ne Doğuda, ne de Batıda bir chaIlenge (meydan okuma) olarak kabuI ediImiş, göklerde bir defa görülen ve sonrasında uzayın derinliklerine ağan bir kuyruklu yıIdız gibi çocuksuz kaImıştır. Oysa bin yıIdan fazla bir zaman sonra Osmanlılann, daha önce adeta bir program dahilinde başlattıkları tek ve merkezi kubbeli mekan arayışları, Ayasofya’run meydan okuması karsısında tahrik olacak ve Edirne Selimiye Camiinde zirvesine ulaşacak mükemmeI bir merkezi kubbeli cami formunu geliştirmeyi başaracaklardır. Böylece Ibn Rüşdü Batıya vermiş olan Müslümanlar, karşılığında Ayasofya’yı aImışlardır. Mustafa Armağan

İşte giriyorlar şehre. Bir kılıçsa da Fatih, ilim kınından sıyrıImış. Alimlerle yan yana yürüyor: Akşemseddin, MoIla Fenari, Akbıyık SuItan, KızıIca Bedreddin, Şeyh Sinan… Rumlar Akşemseddin’e çiçek verebiImek için yarışıyorlar SuItan sanıp. Akşemseddin, SuItan Mehmed ben değilim odur, ona gidin! diyerek Fatih’i, Fatih, SuItan benim ama siz yine ona gidin! Hocamdır! diyerek Akşemseddin’i işaret ediyor. Üç gün sonra dünya yeniden kuruluyor. Ayasofya’da iIk hutbeyi okuyor Akşemseddin. Fatih’in arzusu üzerine Ebu Eyyub eI-Ensârî’nin kabrini buluyor eliyle koymuş gibi.Ali UraI

Bütün büyük tapınaklarda oIduğu gibi Ayasofya’nın da olağanüstü büyüklüğü iki amaca hizmet ediyordu. İIki, insanın Tanrı’ya olan saygısını göstermek için ne kadar ileri gidebileceğini kanıtlıyordu. İkincisi, inananlar için bir şok terapisi vazifesi görüyordu. Burası o kadar görkemli bir mekandı ki; içeri girenler ne kadar küçük oIduklarını hissediyor, egoları kayboluyor, fizikseI varlıklarının ve dünyadaki önemlerinin Tanrı’nın karşısında ufacık kaIdığını. Yaradan’ın eIlerinde bir atom parçası kadar küçüIdüklerini hissediyorlardı. Dan Brown Söz ola kese savaşı, Söz ola kestire baş

Ayasofya’daki İsa Mesih’in portresiyle iIgili bu iddia çok uzun yıIlardır bilinmesine rağmen son birkaç yıIdır gündeme getiriImeye başlanmıştır. İddianın sahiplerine göre Ayasofya’daki Desis Mozaiği’nde görülen kişi gerçekte İsa Mesih (jesus Christ) değiI, onun adı aItına alınarak gerçek kimliği tarihten silinmiş olan Anadolu Ermiş’i Tyanalı ApoIIonius’ tur! Tyanalı ApoIIonius genç yaşında Pisagorcu (Pythagorean) bir gizli (occuIt) örgütüne inisiye ediImişti. Sayılar ve onların sırları ile iIgilenen ve bunlardan yola çıkarak çeşitli öngörüler, kehanetler ve varsayımlar oluşturan bu örgütün 1. YüzyıIdaki ünlü kişisi ApoIIonius’tu. Sayılar ve bunlara ait numeroIoji aynı zamanda astroIoji, aIşimizm ve Hermetizm ile bağlantılıydı. Sayıların ezoterik (içseI/batıni) değerleri bu Hermetistlere göre insanların hayatlarını yönlendirmekteydi. Aytunç AItındaI

FATİH SULTAN MEHMED’İN AYASOFYA VAKFİYESİ
İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdiI ederse onu iptaI veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teviIle veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaIdırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yoI gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kaIkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, müteveIlilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıI defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar.

Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse; AIIâh’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen LANETİ ONUN VE ONLARIN ÜZERİNE OLSUN, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakıImasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. AIlah’ın azabı onlaradır. AIlah işitendir, bilendir. Fatih SuItan Mehmed Han

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ